(743 S. K. m. 621, 777)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 6.8.1998 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: MK.nun 777. maddesine göre, gayrimenkul rehni, mütemmim cüzlerine ve teferruatına şamil olur. Makina veya otel mefruşatı gibi rehin senedinde sarahaten teferruat olarak gösterilen ve tapu sicilinde zikrolunan şeyler, kanunen teferruattan sayılamayacağı ispat edilmedikçe, teferruattan addedilir. Teferruat üzerinde üçüncü şahsa ait haklar mahfuzdur. Aynı kanunun 621. maddesine göre de, mahalli örfe veya malikin sarih arzusuna göre bir şeyin işletilmesi veya muhafazası veya ondan istifade olunması için daimi bir tarzda tahsis olunan ve kullanmakta o şeye tabi kılınan veya takılan veya onunla birleştirilen menkul eşyanın asıl şeyin teferruatı olacağı yazılıdır.
Somut olayda haczedilen makinaların ipotek aktinde teferruat olarak yazılı olduğu, gayrimenkulden ayrı olarak haczedilemeyeceği ve bunun ötesinde haczin Bakırköy İcra Müdürlüğü tarafından yapılması nedeniyle buna karşı ileri sürülen şikayeti inceleme yetkisinin Bakırköy İcra Tetkik Mercii Hakimliği olduğu belirtilmiş ve yetki itirazında da bulunulmuştur. Mercice evrak üzerinde inceleme yapılarak şikayetin kabul edildiği anlaşılmış Finansal Kiralama konusu menkuller yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Öncelikle duruşma açılarak taraf teşkili yapılmalı, tarafların delilleri toplanmalı yetki itirazı hakkında bir karar verilmelidir. Bundan başka ipotek akit tabloları celbedilmeli, mahcuzların rehin kapsamında olup olmadığı tespit edilmeli, varsa finansal kiralama sözleşmesi istenilip icra memurunun haciz dışında tutma işlemi denetlenmeli ve tüm bunlardan sonra gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak mahcuzların MK.nun 621. maddesi uyarınca teferruattan sayılıp sayılmadığı saptanmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile evrak üzerinden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.10.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy