(2004 S. K. m. 89, 91) (743 S. K. m. 920) (YHGK. 14.04.1999 T. 1999/12-210 E. 1999/206 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 30.9.1999 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Merci kararının ve bunun taalluk ettiği işin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılması HUMK. nun hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
Alacaklı Eda Karaçay tarafından, Karaçay İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. aleyhine yapılan icra takibinde 3.şahıs SS. Tekli Evler Konut Yapı Kooperatifine İİK. nun 89/1 ve İİK. nun 89/2 haciz ihbarnameleri tebliğ edilmiş ve kooperatifçe itiraz edilmeyerek kesinleşmiştir. Haciz ihbarnamelerinin kesinleşmesi üzerine alacaklının talebi ile SS. Tekli evler Konut Yapı Kooperatifi adına tapu sicilinde kayıtlı Karataş, İskele Köyü 4394 parsel nolu taşınmaz üzerine 1.880.000.000.- TL. alacak için 16.10.1995 tarihinde haciz konulmuştur. Kooperatif tüzel kişiliği adına kayıtlı 4394 parsele haciz konulduktan sonra kooperatif ferdi mülkiyete geçmiş ve 19.10.1995 tarihinde kooperatif ortağı olan davalılara hacizle yükümlü olarak ferdi tapuları verilmiştir. Kooperatif ortakları ve hacizli gayrimenkulün yeni malikleri 13.1.1999 tarihinde her bir ortağın kooperatifteki sermaye payı 21.000.- TL. nin alacaklıya ödenmesi koşuluyla tapularındaki haczin kaldırılmasını istemiş, icra müdürü de 13.1.1999 tarihli kararı ile her bir ortağın sermaye payı 20.000.-TL. yatırıldığında (alacaklıya ödendiğinde) haciz şerhinin kaldırılması kararı vermiştir. Bu karar haciz alacaklısı vekiline 8.3.1999 tarihinde tebliğ edilmiş, alacaklı vekili yasal süre içinde 11.3.1999 tarihinde icra müdürünün haczin kaldırılmasına ilişkin işleminin şikayet yoluyla iptalini istemiştir. İİK. 91. maddesi gayrimenkulün haczi ile tasarruf hakkı MK. nun 920. maddesi anlamında tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti, ne miktar meblağ için yapıldığı ve alacaklının adı ile tebliğe yarar adresi icra dairesi tarafından tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye bildirilir.... düzenlemesini getirmiştir. MK. 920. maddesi ise temlik hakkının tahditleri başlığı altında; Aşağıdaki sebeplerle bazı gayrimenkullerin temlik hakkına karşı yapılan tahditler tapu siciline şerh verilebilir diyerek haciz, iflas ilanı, konkordato ile verilen mehil'i saymıştır. Son fıkrasında ise; Bu tasarruf tahditlerinin tapu siciline şerh verilmekle gayrimenkul üzerinde sonradan iktisap olunan her nevi hakların sahiplerine karşı dermeyan olunabilir hükmünü öngörmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere taşınmaz henüz kooperatif tüzel kişiliği adına kayıtlı iken 16.10.1995 tarihinde haciz tatbik edilmiştir. İİK. 91. ve MK. 920. maddeleri gereğince 16.10.1995 tarihinden sonra taşınmazda hak iktisap edenler taşınmazı hacizli olarak iktisap ederler ve haczin doğuracağı sonuçlara katlanmak durumundadır. Kooperatif ortakları da haciz konulduktan sonra ferdi tapularını aldığı için konulan hacizden sorumludur. Kooperatif ortağı olmak sıfatıyla ferdi tapu alınması hacizden doğan yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 1999/12-210 E. 1999/206 K. sayılı ve 14.04.1999 tarihli kararında yukarıda açıklanan yasa hükümlerini ve ilkeleri gözeterek haciz konulduktan sonra taşınmaz tapusunun kooperatif ortaklarına devri halinde (ferdi mülkiyete geçilmesi) yeni maliklin ve taşınmaz üzerinde hak iktisap edenlerin haczin sonuçlarına katlanması gerektiği neticesine varmıştır. Dairemizce de Hukuk Genel Kurulunun kabul ettiği ilkeler ve vardığı sonuç benimsenmiş ve bundan sonra bu yönde uygulama yapmaya başlanmıştır. Mercice, aynı nitelikteki bir uyuşmazlıkla ilgili Dairemizin 23.10.1997 tarihli bir kararı esas alınarak sonuca gidilmiştir. Ancak sözkonusu karar işbu uyuşmazlık için kesin hüküm teşkil etmeyeceği gibi, yukarıda açıklanan ve Dairemizce de benimsenen Hukuk Genel Kurulu kararındaki ilkelere uygun düşmemektedir. Yapılan bu açıklamalar gözetildiğinde alacaklının şikayetinin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK. nun 366. ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy