(2004 S. K. m. 38) (1086 S. K. m. 443)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 8.11.1999 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK'nun 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Usulüne uygun olarak icra dairesinde borca kefil olunması halinde, borçlu yönünden takibin kesinleşmesinden sonra icra kefiline icra emri gönderilir. Borç miktarının belirlenmesi, asıl borçlu yönünden takibin kesinleşmesiyle ortaya çıkar. Olayımızda icra kefili olan borçluya takip kesinleşmeden icra emri tebliğ edilmiştir. Bu durumda henüz takip kesinleşmeden gönderilen bu icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy