(2004 S. K. m. 88, 89, 106/2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 10.5.1999 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun üçüncü kişilerdeki (bankadaki) alacağı/mevduatı İİK. nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bu nedenle, bankadaki mevduatın haczi menkul haczi gibi yapılır. Ancak, bankadaki mevduat hakkında haciz tutanağı düzenlenmesi için mahalline, yani bankaya gidilmesine gerek yoktur. Haciz tutanağı icra dairesinde düzenlenir ve haczi yapan memur, alacaklı ve borçlu tarafından imza edilir. Bu işlemlerin tamamlanması ile borçlunun bankadaki mevduatı haczedilmiş olur. Haczin tekemmülü için bankaya İİK. nun 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesinin de ayrıca tebliğ edilmiş olması şart değildir. İİK. nun 88. maddesinin üst başlığında da açıkça belirtildiği gibi, bankaya haciz ihbarnamesi gönderilmesi, bankadaki mevduatın borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir. Borçlunun bankada mevduatı varsa, bankaya gönderilen haciz yazısı birinci haciz ihbarnamesindeki şartları ihtiva etmese bile geçerli ve yeterli olup borçlunun mevduatı haczedilmiş sayılır. Haciz tebliğ yazısını alan banka, artık borçluya ödeme yapamaz. Sadece icra dairesine ödemede bulunabilir. Borçlunun, bankada mevduatı yok ya da borca yeterli değil ise, işte o zaman haciz yazısı ile 89/1 haciz ihbarnamesi arasındaki özellik ortaya çıkar.
Bir başka deyişle bankada mevduatın bulunmaması halinde İİK. nun 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı ile anılan maddedeki sonuçlar doğmaz ve borç bankanın zimmetinde sayılamaz. Somut olayda İcra Müdürlüğünün 1.2.1999 tarihli yazısı üzerine şikayetçi banka şubesinin verdiği 5.2.1999 tarihli cevapta, borçlunun hesabına Afyon 2. İcra Müdürlüğünün 2.2.1999 tarih ve 1998/4999 sayılı yazısı üzerine önceden haciz konulmuş olduğu ve bu dosya içinde haciz şerhinin ayrıca işlendiği açıklanmıştır. Bu durumda memurlukça sanki kendi dosyalarındaki alacak yönünden haciz konulmuş gibi paranın aktarılması istemini içeren 19.2.1999 tarihli yazının bankaya gönderilmesi yasaya aykırıdır. Şikayetçi bankaya 89/1 ihbarı tebliğ edilmediği için borç zimmetinde sayılamaz. Bankanın açıklanan yasaya aykırı işlemi şikayette hukuki yararı vardır. Yasaya aykırı bu işlem süresiz şikayete tabidir. O halde şikayetin kabulü gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy