(2004 S. K. m. 257, 264)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 3.7.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı, Osmaniye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.7.1999 tarihli, İİK. 257. ve müteakip maddeleri uyarınca verdiği ihtiyati haciz kararına dayanarak takip başlatmıştır. Borçluya 49 örnek ödeme emri tebliği üzerine yasal süre içerisinde itirazı ile takip durmuştur. İtiraz dilekçesi alacaklı vekiline tebliğ olunmamış ise de, alacaklı vekilinin 22.10.1999 tarihli talep ve icra müdürlüğünün 5.1.2000 tarihli karar içeriklerinden alacaklının en geç bu tarihte borçlu itirazından haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
Alacaklı; İİK. 264/2-4. maddeleri gereğince bu tarihten itibaren 7 gün içerisinde itirazın kaldırılması talebinde bulunmadığından ihtiyati haciz hükümsüz kalmıştır. Bu nedenle; vadesi gelmeyen (muaccel olmayan) senetlere ilişkin olarak ihtiyati haciz kararına dayalı takibi sürdürmesine yasal imkan yoktur. Borçlu tarafın senetlerin muaccel olmadığına ilişkin itirazları yerinde olmakla merciin alacaklı vekilinin itirazın kaldırılması isteminin reddine karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılması isabetsiz olup merci kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy