(2004 S. K. m. 272, 275, 276)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 27.7.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili tarafından noterlikçe düzenlenen '.1.1998 tarihli tahliye taahhüdüne dayalı olarak borçlu kiracı hakkında icra takibine başanılmış ve adı geçene 56 örnek tahliye emri tebliğ edilmiştir. Taahhütnamede mecurdan çıkılacağı belirtilen 1.1.2000 tarihinden itibaren 1 aylık yasal süre içerisinde takibe geçildiği için alacaklının İ.İ.K.'nin 272/1. maddesindeki kurala da riayet ettiği görülmektedir. Gerek tahliye taahhütnamesi, gerekse kira sözleşmesi hakkında takip yapılan borçlu İlyas Solak tarafından imzalanmış, borçlu vekilinin icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde kira sözleşmesindeki imzaya da karşı çıkılmamıştır. Borçlu, yargılama sırasında İ.İ.K.'nin 275/2. maddesinde öngörülen ve takip hukuku açısından geçeri, kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir belge sunamamıştır. Borçlunun mecurda 3. kişinin bulunduğu şeklindeki itirazı, dayanak belgelerin niteliğine ve yukarıda açıklanan ilkelere göre onun hakkında itirazın kaldırılması ve tahliyesi yönünde karar verilmesini engellemez. İnfaz sırasında mecurde 3. kişinin bulunması halinde yapılacak işlem İİK'nin 276. maddesinde hüküm altına alınmış olup, bu yoldaki bir başvuru üzerine ancak ileride nazara alınabilir. O halde itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 6.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy