(1086 S. K. m. 416)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı banka tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 27.01.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Alacaklı vekili tarafından 27.05.1999 tarihinde icra dairesine başvurularak 22.08.1998 tarihinde haczedilen menkuller üzerindeki haczin kaldırılması isteminde bulunulmuş, aynı tarihte memurlukça tahsil harcının yatırılması gerektiği bu nedenle harçlar ödenmeden haczin kaldırılmasına karar verilmeyeceği gerekçe gösterilmiş ve talep reddedilmiştir. Bu defa borçlu tarafından memurluğun anılan kararı aleyhine şikayet yoluyla mercii gelindiği ve merciice şikayet kabul edilerek memurluk kararının kaldırıldığı görülmektedir. Mercii Hakimliğinin verdiği bu karar alacaklının istemine uygun bulunmaktadır. Alacaklının borçlu talebine karşı çıkması söz konusu olmayıp, aksine haczin kaldırılmasını icra dairesinden talep eden kendisidir. O halde, şikayetin konusu münhasıran icra dairesinin yanlış işleminden kaynaklandığına göre alacaklının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerekirken merciin aksine kararı isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle yargılama gideri ve vekalet ücretine hasren İİK. nın 366 ve HMUK' un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy