(2004 S. K. m. 167) (6762 S. K. m. 603, 604, 606, 625)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 20.9.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Bir poliçenin kabule arzındaki amaç, muhatabın poliçeyi vadede ödeyeceği hususundaki irade beyanının senet üzerinde yazıyla tespitini sağlamaktır. Keşidecenin tanzim edip imzaladığı poliçeyi lehtara tevdii anılan poliçenin, vadede normal yoldan ödeneceğini taahhüt etmek anlamındadır. Poliçede (havale ödeyicisi) ödeyecek şahıs muhataptır. Ne var ki muhatabın poliçe ilişkisi içine girebilmesi kabul beyanını açıklamasıyla olur. üzerine poliçe çekilen (muhatabın) bu poliçede belirtilen borcu ödeyeceğini imzası ile teyiti kambiyo hukukunda "kabul beyanı" olarak isimlendirilir. Poliçe keşidecesi ile kabul eden muhatap arasında bir iç ilişki vardır; buda muhatabın ödeme yapmasını gerektiren bir nedendir. (örneğin keşideciye muhatabın aldığı bir mal karşılığında borçlu olması gibi) Ancak bu iç ilişkideki borç tek başına bir poliçe borcunun (kambiyo borcu) olduğuna yeterli değildir (Prof. Dr. Fırat Öztan Kıymetli Evrak Hukuku S. 521).
Somut olayda; Takip konusu, poliçede muhatabın kabul etmeme beyanı bulunduğundan bu kişi hakkında iç ilişkiye dayanarak, poliçe keşidecisinin kambiyo yolu ile takip yapmasına yasal imkan yoktur. Merciin aksine düşüncelerle poliçenin yasal unsurları taşıdığı bahisle muteriz muhatabın itirazının reddine karar vermesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 1.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy