(2004 S. K. m. 170/a) (6762 S. K. m. 598, 601)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 5.10.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüld:
Karar: Gerede İcra Müdürlüğü'nün 1999/674 esas sayılı dosyasında takibe konulan senet lehdarı C.'nin takip alacaklısına yapılmış bir cirosu bulunmamaktadır. ilk ciro lehdara ait değildir. Bu durumda takip alacaklısı TTK'nın 598. maddesi gereğince yetkili hamil olmayıp adı geçenin takip hakkı bulunmamaktadır. Aynı müdürlüğün 1999/675 ve 676 sayılı dosyalarında takibe konulan senetlerin ise takip borçlusu lehdar tarafından bankaya rehin cirsu ile ciro edildiği görülmektedir. TTK'nın 601ve HGK'nın 11.10.1969 tarih ve 727/749 sayılı kararına göre senedi rehin cirosu ile iktisap eden banka kendi cirantasını takip edemez. Merci hakimliğinin gerekçesinde açıklanan hususlar seçilen takip şekline göre olaya uygun değildir. Kaldı ki bonoların sözleşmenin teminatı olarak verildiğinin kabulü halinde de alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirdiğinden bu halde dahi takibin iptali gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır. O halde İİK'nın 170/a maddesi gereğince takibin iptali yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA9, 17.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy