(2004 S. K. m. 62) (1086 S. K. m. 443)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 10.4.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de, asıl alacaklı hakkında takip kesinleşmeden icra kefaleti geçersiz olduğundan icra kefiline henüz borç miktarı kesinleşmediğinden icra emri çıkarılamaz. Somut olayda asıl borçlu itiraz etmediği 908.402.396 TL. miktar için borç kesinleştiğinden ancak bu miktar üzerinden icra kefiline icra emri çıkarılabilir. Mercice bu husus göz ardı edilerek takip talepnamesindeki tüm borç miktarı için çıkarılan icra emerinin geçerliliğine imkan tanıyacak şekilde itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy