(2004 S. K. m. 62)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı ve Borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 29.5.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçluya gönderilen örnek 49 numaralı ödeme emrinin 27.12.1999 tarihinde borçluya bizzat tebliğ edildiği Fatih Posta Müdürlüğünün dosyada konulu 9.2.2000 tarihli cevap yazısından anlaşılmaktadır. İİK.nun 62. maddesi gereğince borçlunun yedi gün içinde icra dairesine itiraz etmesi gerekirken bu sürenin geçirildiği ve takibe 19.1.2000 tarihinde itiraz edildiği için takibin kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda kesinleşen takibe devam etme imkanı bulunan alacaklının merciden itirazın kaldırılmasını istemesi fuzuli bir başvurudan ibarettir. Böyle bir başvurunun olması durumunda merciin anılan gerekçe ile itirazın kaldırılması istemini reddetmesi zorunludur.
Ancak somut olayda dava sulh hukuk mahkemesine hitaben açılmış (itirazın iptali ve tahsil) isteminde bulunulmuştur. Merciin bu istem karşısında esasını kapatarak dosyanın davanın açıldığı sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 13.6.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy