(2004 S. K. m. 99)
Yukarıda gün ve numarası yazılı merci kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl takibin yapıldığı Beyoğlu icra müdürlüğünün talimatı üzerine Ankara 1.icra müdürlüğünce 17.3.2001 gününde borçlunun adresinde haciz uygulamıştır. Haciz sırasında 3.şahıs borçlunun babası, borçlunun kredi kartında gösterdiği bu adreste oturmadığını, bu yerin ve eşyaların kendisine ilişkin olduğundan bahisle istihkak iddiasında bulunmuştur. İcra müdürlüğünce haciz yapılmakla beraber İİK. nun 99. maddesine göre işlem yapılıp yapılmayacağı hususunun asıl icrasınca değerlendirileceğinden bahisle bu hususta herhangi bir karar verilmemiştir. İcra müdürünün bu işlemine karşı 3.şahsa talimat icra dairesinin bağlı bulunduğu İcra Tetkik Merciinde anılan işlemin şikayet konusu yapması üzerine merciin yalnızca icra müdürü kararının doğruluğu veya yanlışlığını denetlemekle yetinmesi gerekirken yetkisiz olduğunu düşünmeksizin yazılı biçimde alacaklıya İİK. nun 99. maddesi uyarınca dava açmak üzere 7 günlük süre verilmesine şeklinde karar vermesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarda açıklanan sebeple İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy