(2004 S. K. m. 88, 89, 106/2)
Dava: Mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 22.1.2001 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Mevduat yatırma, ağırlıklı olarak esas itibarıyla belli oranda faiz elde etme amacına yöneldiği için kâr akdine daha çok yaklaşan, ancak güvenilir bir kurumda parayı muhafaza etme fikri ile vedia akdini hatırlatan kendine özgür bir akit tipidir. Mevduata uygulanacak hükümler, ancak kıyas yolu ile ve niteliğine uygun düştüğü ölçüde kâr akdi hükümleri ve istisnai hallerde vedia akdi hükümleri olacaktır. (Prof. Seza Reisoğlu, Bankalar kanunu Şerhi, Sahife 261- HGK. 15.6.1994 tarih 11-178/398 sayılı kararı).
Borçlunun 3. kişi bankadaki alacağı-mevduatı İİK'nın 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bu nedenle bankadaki mevduatın haczi menkul haczi gibi icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile de haczedilebilir (HGK 1.12.1999 tarih 1999/12/1003/1017 sayılı kararı). İİK'nın 88. maddesinin üst başlığında da açıkça belirtildiği gibi bankaya haciz ihbarnamesi gönderilmesi bankadaki mevduatın borçluya ödenmesini önleyen muhafaza tedbiridir. Bu nedenle mevduatın haczi için haciz yazısı dışında bankaya ayrıca İİK'nın 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesi tebliği şart değilse de mevduatın 3. kişi nezdinde alacak niteliğini de arz etmesi sebebi ile sözü edilen madde doğrultusunda haciz ihbarnamesi gönderilmesi sureti ile haczedilmesine de yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu işlem yapıldığı takdirde İİK7nın 89 ve bunu izleyen maddelerindeki hukuki sonuçlar doğar. İİK'nın 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı gönderilmesi halinde ise anılan maddedeki sonuçlar doğmaz ve borç bankanın zimmetinden sayılmaz.
Merciice, şikâyetin bu esaslar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken mevduat için İİK'nın 89. maddesi gereği haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi isibatsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy