(2004 S. K. m. 269/2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takibe dayanak yapılan 1.12.1999-1.12.2000 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesinde aylık kira parası 1.898.250.000.-TL olarak belirtilmiştir. Borçlu vekili tarafından icra dairesine verilen itiraz dilekçesinde anılan sözleşmedeki imzaya karşı çıkılmadığı görülmektedir. Aksine, yargılama sırasında dosyaya sunulan 9.4.2001 tarihli dilekçenin 2 no'lu bendinde bu sözleşme altındaki imzanın borçlu vekili tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır. İ.İ.K.'nun 269/2.maddesi gereğince "... borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır". Somut olayda, borçlu tarafından aynı dönemi kapsayan ve fakat farklı kira bedelini içeren sözleşmenin yukarıdaki madde gereğince bu takipte dikkate alınması mümkün değildir. Ne maksatla birden fazla sözleşmenin imzalandığı hususu borçlu tarafından genel mahkemede açılacak bir davada ileri sürülebilir. Bu durumda, Merciice, alacaklı tarafından dayanılan ve imzasına karşı çıkılmayan sözleşmedeki kira bedeli esas alınıp, takip konusu aylara ait kira parasının ise 6570 Sayılı Kanuna geçici 7.maddeyi ekleyen 4531 Sayılı Yasaya göre belirlenmesinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy