(2004 S. K. m. 16, 96) (743 S. K. m. 919) (2644 S. K. m. 26)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Kooperatif borcundan dolayı haciz konulan taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğu yönündeki şikayet, hacizle ilgili icra müdürlüğü kararı bir hakkın yerine getirilmesine yönelik bulunduğundan İİK. nun 16/2. maddesi gereğince süreye tabi değildir. İİK. nun 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar menkul mallar için uygulanacağından taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi şikayetle ilgili kurallar dairesinde çözümlenmelidir. (HGK 24.09.1997 tarih ve 1997/15-461 E. 1997/729 K, HGK 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E. 2001/516 K.)
Ayrıca, taşınmaz haciz tarihinde borçlu adına tapuda kayıtlı olduğundan icra memurunun haciz işleminde usulsüzlük bulunmamaktadır. Şikayetçinin dayanak yaptığı Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/02/2000 tarih ve 329-78 sayılı kararında, sadece iptal ve tescil ile yetinilmiş, hacizlerin kaldırılması ile ilgili bir hükme yer verilmemiştir. Şikayetçinin sözünü ettiği harici satış sözleşmesi ise tapuya kaydedilmediğinden kişisel hakkı ayni nitelik kazanmamıştır. Dolayısıyla, Medeni Kanunun 919, Tapu Kanunun 26. maddesine göre bu hakkın 5 yıl süreyle 3. kişilere karşı ileri sürülebilmesi koşullarının da olayda uygulanma yer yoktur.
O halde şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy