(7201 S. K. m. 12, 13, 32)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmi şahıslara tebligatı düzenleyen 7201 Sayılı Yasa'nın 12. maddesinde açıklandığı gibi, tebligat salahiyetli mümessillerine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de, bunlar mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebligat, memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Somut olayda şirket adına daimi işçisi Ö.Ö.'a tebligat yapıldığı görülmektedir. Salahiyetli mümessilin iş yerinde bulunmadığı veya evrakı alamayacak durumda olduğu hususları tebliğ memurunca araştırılıp tebligat belgesine şerh verilmiş değildir. Bu durumda Merci Hakimliği'nin gerekçesinde de açıklandığı üzere tebligat usulüne uygun bulunmamaktadır. Mercice, borçlunun tebligatı öğrendikten sonraki başvurusunda esasla ilgili itiraz nedenlerini ileri sürmediğinden bahisle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Borçlu tarafından esasla ilgili itirazlar bildirilmemiş olsa bile, sadece tebliğ tarihinin düzeltilmesinde, takibin kesinleşmesinden önce uygulanan hacizlerin kaldırılması, mal beyanında bulunma süresinin belirlenmesi ve takibin kesinleşme tarihinin değişeceği için derece kararını etkileyebilmesi..... v.s. nedenleriyle hukuki yararı vardır. Dairemizde yeniden oluşan bu görüş Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenmiş olmakla süreklilik kazanmıştır.
O halde 7201 Sayılı Yasa'nın 32. maddesi gözetilerek tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, Dairemizin eski görüşünü yansıtan kararından da bahsedilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy