(1086 S. K. m. 76, 428) (7201 S. K. m. 20, 39) (2004 S. K. m. 366)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı Y. Polat'ın takip dayanağı 20.000.000.000 TL. bedelli bonoya dayanarak keşideci M. Eriş ve lehtar K. C. Eriş hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yaptığı takipte; Örnek 163 Ödeme Emri borçlu K. Eriş'e bizzat, diğer borçlu M. Eriş'e ise muhatabın aynı adreste birlikte oturduğundan bahisle oğlu K. C. Eriş'e 12/10/2001 'de tebliğ olunmuştur. Borçlulardan M. Eriş merci nezdinde 09.01.2001 tarihinde gecikmiş itiraz adı altında yaptığı şikayette adına yapılan tebligatlardan haberi olmadığını, tebligatların diğer borçlu oğlu K. C. Eriş'in aldığını bu nedenle yurda giriş tarihi olan 03.01.2001 tarihinden sonra evindeki eşyaların bir kısmının olmadığını görmesi üzerine tebligat yapılan oğlunu aradığını ve 06.01.2001 tarihinde durumu ondan öğrendiğini açıklayarak, imzaya da itiraz etmiştir.
Her ne kadar mercie başvuru gecikmiş itiraz adı altında yapılmış ise de HUMK. nun 76 maddesi gereğince hukuki tavsif hakime ait olacağından bu şikayetin usulsüz tebligata ilişkin olduğu açıktır. Zira 7201 sayılı yasanın 39. maddesi gereğince kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak davaları varsa muhatap namına kendilerine tebligat yapılamaz o halde bu şekilde yapılan tebliğ işleminin usulsüzlüğünün kabulü gerekir. Öte yandan aynı yasanın 20 maddesi gereğince de muhatap geçici olarak başka yere gittiğinden bahisle anılan maddeye ve tüzüğün ilgili 26 maddesine göre de bir tebliğ işlemi gerçekleştirilmemiştir. Hal böyle olunca borçluya yapılan ödeme emri tebliğ yukarıda açıklandığı üzere usulsüz olduğundan aynı yasanın 32 maddesi gereğince usulsüz tebliğe muhatabın muttali olduğunu beyan ettiği 06.01.2001 tarihi tebliğ tarihi sayılacağından ve bu tarihinden itibaren de yasal süresi içinde mercie yaptığı itirazın süresinde olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle mercice (imzaya) itirazın esasını inceleyip hasıl olacak duruma göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde gecikmiş itiraz isteminin süreden reddi isabetsizdir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy