(2004 S. K. m. 257)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz sırasında verilen icra kefaleti geçerli olup, asıl borçlu hakkında takip iptal edilmediği sürece kefaletin geçerliliği devam eder. Somut olayda, asıl icra takibinin yapıldığı Antalya İcra Dairesinde, asıl borçlu hakkında takip kesinleştikten sonra ihtiyati haciz sırasında kefil olan (a) ya 7.7.2001 tarihinde icra emri tebliğ edilmiş, adı geçen kişi tarafından icra emrine itiraz edilmeyerek kefil yönünden de sorumluluk durumu kesinleşmiştir. Sözü edilen bu işlemlerden sonra, ihtiyati haciz kararının 15.8.2001 tarihinde kaldırılmış olması, kesinleşen kefalet durumunu ortadan kaldırmaz. Mercice, alacaklının şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy