(743 S. K. m. 169) (6762 S. K. m. 636, 690)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Takip dayanağı bonoda N. Komşu bonoyu keşide edenler arasında 3. kişi olarak gösterilmiştir. Medeni Kanunun 169. maddesinde karının şahsi mallarına veya mal ortaklığı usulüne tabi malları dair karı koca arasındaki hukuki tasarruflar ile koca menfaatine olarak karı tarafından 3. şahsa karşı iltizam olunan borçlar Sulh Hakiminin onayına tabi tutulmuştur. Takip dayanağı bonoyu muteriz ve eşi keşideci sıfatıyla imzalamışlardır. TTK.nun 690. maddesi yollamasıyla bonolar hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 636. maddesi gereğince bonoyu keşideci sıfatıyla imza edenler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla mesuldürler. Senedin kefil sıfatıyla imzalandığına dair bonoda açıklık bulunmamaktadır. Aval hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir durum da bulunmamaktadır. Mercice borçlu itirazının reddine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. (HGK. nun 19/09/2001 tarih 2001/12-587-617 sayılı ve 10/10/2001 tarih 2001/12-684 sayılı kararları da bu doğrultudadır.)
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy