(2004 S. K. m. 170/A, 366) (6762 S. K. m. 688, 689, 690) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 28.2.2001 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK'nun 438. ve İİK'nin 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliği ile kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi.
2- TTK'nin 690. maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulanması gerekli aynı yasanın 688/5 ve 689/I maddeleri uyarınca kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadının tedavüle çıkarılmadan önce lehtar kısmında açıkça belirtilmesi gerekir Senet tedavüle çıkarıldıktan sonra, zorunlu yasal unsura ilişkin noksanlığın giderilmesi bu senede ticari senet niteliğini kazandırmaz.
Somut olayda, takibe dayanak senetlerin lehtar kısmında "hamiline" kelimesinin yazılı olduğu sonradan farklı bir kalemle "hamiline" kelimesinin yanına "S." isminin yazılı olduğu görülmektedir. Bu durumda, senetlerin tedavüle çıkarıldığı sırada, lehtar isminin bulunmaması sebebiyle kambiyo senedi niteliği bulunmadığı anlaşılmakla, mercice İİK 170/a maddesi hükmü uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yöne ilişkin itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.3.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy