(1086 S. K. m. 443)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 2.5.2001 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: HUMK.443/4. maddesinde aile ve şahsın hukukuna ilişkin kararların kesinleşmedikçe takip konusu yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Boşanma ilamında yer alan tazminat, hükmün eklentisi olup boşanma kararı kesinleşmedikçe infaz olunamaz. Somut olayda da: boşanma davası ile birlikte hükmedilen maddi ve manevi tazminat ilamı kesinleşmeden faiz de yürütülmek suretiyle takip konusu yapılmıştır. Merci kararının gerekçe bölümünde de bu hususa değinilmiştir. Borçlunun sadece takipte istenen işlemiş faize karşı çıkması kamu düzenine ilişkin sözü edilen eksikliğin resen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesine engel değildir. Alacaklının, ilamın kesinleşmesinden sonra yeniden yapacağı icra takibi ile faiz isteme hakkı olacağından takibin tümden iptaline karar verilmesinde hukuki yararı bulunduğundan merci kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy