(2004 S. K. m. 149)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı merci kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İcra takibinin asıl borçlu aleyhine açılması esastır. Ancak takip sonunda 3.kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğunda o kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Bu sebeple yalnızca asıl borçlu ya da yalnızca taşınmazını ipotek etmiş olan 3.kişi hakkında takip yapılamaz. Nitekim İİK. nun 149. maddesinde de bu kural (icra müdürlüğü borçluya ve varsa gayrimenkul sahibi 3.şahsa birer icra emri gönderir) denmek suretiyle hükme bağlanmıştır. Hal böyle olunca ipotek veren 3.kişi ile asıl borçluyu birlikte takip zorunluluğu vardır. Somut olayda yalnızca ipotek veren 3.kişi hakkında takip yapıldığından bu hususun tetkik merciince kendiliğinden gözönünde tutularak takip talepnamesinde gösterilmeyen asıl borçlunun sonradan takibe dahil edilemeyeceği hususu gözönüne alınarak ipotek veren muteriz 3.kişi hakkındaki takibin yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda iptal edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarda açıklanan sebeple İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy