(2004 S. K. m. 269, 366) (818 S. K. m. 260) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklılar takip talepnamesinde; 1.4.1996 tarihinden 30.11.2000 tarihine kadar sözleşmeye göre yıllık %35 artış oranına göre eden toplam 69.859.874.000.-TL.yı %70 oranında işleyecek faizi ile birlikte talep etmişlerdir.
Borçlu vekili itiraz dilekçesinde alacaklının açtığı yargılama davası sonucu 19.6.1995'den itibaren aylık kiranın 800.000.000.-TL. olarak tespit edildiğini, yeniden kira tespit davası açıldığını, artık sözleşmedeki %35 oranına göre artış isteyemeyeceğini, 2000 yılında kira artışının %25 ile sınırlandırıldığını ileri sürerek borca itiraz etmiş, takip talepnamesinde talep edilen alacağı süresinde icra veznesine yatırmıştır. Ancak icra müdürlüğüne 13.12.2000 tarihinde yaptığı başvuruda ... tahliye tehdidinden kurtulmak için süresinden önce ihtirazi kayıtla ödüyoruz ve yargı tarafından itirazlarımız halledilmeden alacaklı tarafa ödenmemesini istiyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Merci Hakimliği, 1995 yılından sonraki dönemler için sözleşmedeki %35 kira artışının geçerli olduğunu, ancak 1998 yılında yeni dava açıldığından, bu artış iradesinden vazgeçmiş sayılacağını, 1998 yılından sonraki dönem için istemin yersiz olduğunu, paranın icra veznesine yatırıldığını, borçlunun temerrüdünün oluşmadığını gerekçe göstererek itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabulüne ve kısmen reddine, tahliye talebinin de reddine karar verilmiştir.
Karar borçlu tarafça temyiz edilmediğinden merciin sözleşmedeki %35 artış oranının olduğuna ilişkin kabulü yönünden alacaklı yararına müktesep hak oluşmuştur. 1998 yılı için yeniden uyarlama davası açılması mercice geçerli kabul edilen sözleşmedeki %35 artış oranına göre alacaklıların talepte bulunmasına engel teşkil etmez. Bu oran üzerinde kira parasının uyarlanması istendiğinden sözü edilen davanın açılması alacaklıların en az %35 artış oranına göre artış hakkından vazgeçtiği anlamına gelmez. Bu nedenle mercice, 1998 yılından sonraki dönem için itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir. Ancak, 18.2.2000 tarihinde 4531 sayılı yasa yürürlüğe girdiğinden 1.4.2000 tarihinde başlayan yeni dönem için 30.11.2000 tarihine kadar anılan yasada öngörülen kira paralarının %25 artırılabileceği sınırlamasının alacağın göz önüne alınması gerekir.
Öte yandan, İİK. nun 269/a ve B.K.nun 260. maddelerinde ihtar süresi talep edilen kira parasının alacaklıya ödenmesi öngörülmüştür. Somut olayda, talep edilen kira parası süresinde icra veznesine yatırılmış ise de, borçlu vekili icra müdürlüğüne verdiği beyan ile paranın alacaklılara ödenmesini engellediğinden, 30 günlük süre içerisinde yatırılan paranın alacaklının eline geçmemesi sebebi ile borçlunun temerrüdü oluşmuştur. Tüm bu olgular karşısında; mercice, temerrüt oluştuğundan tahliyeye, 1998 yılından sonraki dönemler içinde itirazın kaldırılması isteminin açıklanan 1998 koşullar doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 1998 yılından sonraki dönemler için itirazın kaldırılması isteminin ve tahliye talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca bozulmasına, 15.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy