(7201 S. K. m. 26)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: 1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına H.U.M.K.nun 438. ve İ.İ.K.nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliği ile kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Şikayetçi Alman uyruklu olup, Türkiye'de ikamet ettiği kanıtlanmamıştır. Bu durumda dış ülkede oturan yabancılarla ilgili Tebligat Kanunu 25. ve Tebligat Tüzüğünün 36, 37,38,39,40. maddelerinin uygulanması icap eder. Şikayetçiye 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği adres, takip borçlusu şirketin adresi olup, şirket işçisine şikayetçi adına tebligat yapıldığı görülmektedir. Şikayetçinin şirketin ortağı olması, şirket adresinde usulüne uygun olmayan bu tebligatı geçerli hale getirmez. Öte yandan şikayetçinin Türkiye'de ikamet ettiğinin kanıtlanması halinde Türkiye'de ikamet eden yabancı uyruklulara tebligatla ilgili Tebligat Kanunu 26. ve Tebligat Tüzüğünün 45. maddesi hükümleri doğrultusunda tebligat işleminin yapılması gerekir. Tüm bu olgular nazara alındığında yabancı uyruklu olan şikayetçiye yapılan tebligat usulsüz olduğundan, Mercice Tebligat Kanunun 32. maddesi uyarınca şikayetçinin bildirdiği tarihin öğrenme tarihi olarak kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy