(2004 S. K. m. 89)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu hakkındaki takibin kesinleşmesinden sonra adı geçene ait taşınmazlar üzerine 17.1.2001 tarihinde haciz konulduğu görülmektedir. Haciz tarihinde taşınmazların borçlu adına kayıtlı olması nedeniyle memurun işleminde yasaya aykırılık yoktur. Şikayetçinin borçlu aleyhine açtığı tescil davası sonunda taşınmazların kendi adına tesciline karar verilmesi önceden konulan hacizlerin geçerli olmasını engellemez. (H.G.K. 13.6.2001 tarih 2001/12-461 E. 2001/516 K sayılı kararı) O halde mercice şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, genel mahkemede ileri sürülebilecek ve yargılamayı gerektiren iddialar esas alınıp yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy