(4721 S. K. m. 919) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı Kaman Esnaf Kefalet Kop. Başkanlığı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Her iki taşınmazında haczin uygulandığı 9.6.2000 tarihinde borçlu adına paylı olarak tapuda kayıtlı olduğu anlaşıldığından, icra memurunun haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmaktadır. Taşınmazların Kaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.6.2000 tarih ve 1999/297 esas 2000/111 karar sayılı kararı gereğince, şikayetçi adına tesciline karar verildiği anlaşılmış ve hükmen tescilin hacizden sonra 01.03.2002 tarihinde yapıldığı tespit edilmiştir. Tescil kararının dayanağı harici satış sözleşmesi tapuya kayıt edilmediğinden şikayetçinin kişisel hakkı ayni nitelik kazanmamıştır. Bu durumda Medeni Kanunun 919 ve Tapu Kanunun 26. maddelerine göre bu hakkın 5 yıl süre ile 3. kişilere karşı ileri sürülebilmesi olayda mümkün değildir. Şikayetçinin borçlu aleyhine açtığı tescil davası sırasında verilen tedbir kararı tapuda rızai satışların engellenmesine yönelik olup, haciz konulmasına mani teşkil etmez. (Hukuk Genel Kurulunun 13.6.2001 tarih ve 2001/12-461 esas 2001/516 karar sayılı kararı). O halde, şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı Kaman Esnaf Kefalet Kop. Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy