(2004 S. K. m.50/1) (818 S. K. m.73) (1086 S. K. m.10)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: İcra takibinin dayanağı olan faturadaki malın teslim edilmediği yönünde bir iddiada bulunulmadığı ve teslim edilen mala ilişkin faturalardan kaynaklanan borcun talep edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinde (icra dairesinde) dava açılabilir, takip yapılabilir (HUMK.nun md. 10) Sözleşmenin yerine getirileceği yer ilk önce tarafların açık veya zımni isteğine göre belirlenir. Bu hususun anlaşılamadığı hallerde sözleşmenin yerine getirileceği yer, Borçlar Kanununun 73. üncü maddesine göre saptanmalıdır. Ayrıca İİK.nun 50/l. İnci maddesinin ikinci cümlesine göre de (davalının bulunması koşulu aranmaksızın) takip, aktin yapıldığı yer icra dairesinde başlatılabilir.
Somut olayda depo makbuzunda davacının imzası olmadığından burada yazılı yetkili yer adı geçeni bağlamaz. Mercice yapılacak işi alacaklının ikametgahı belirlenip varsa yazılı sözleşme de getirtilerek, fatura ve irsaliyelere ve yukarıdaki ilkelere göre karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 9.7.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy