(6762 S. K. m. 6, 707, 708, 726)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı merci kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi Borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar ve Sonuç: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve yasaya uygun merci kararının İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 4.960.000 TL. onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.09.2002 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
ÜYE YAŞAR KORU'NUN KARŞI OY YAZISI:
Takip konusu çeklerde keşide tarihi 14.07.2001 olarak gösterilmiştir. İbraz tarihi ise 10.05.2001'dir. Yani keşide tarihi olarak gösterilen tarihlerden önceki bir tarihtir. çekler muhatap bankaya ibraz edilmiş, tedavüle çıkmıştır. O halde, çekte keşide tarihi olarak gösterilen 14.07.2001 tarihi gerçeği yansıtmamakta ve çekin daha önce keşide edildiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla çekler üzerindeki bu tarihin artık ibraz süresi ve zamanaşımının hesabında esas alınması mümkün değildir. Aksi görüşün benimsenmesi, çeklerde vadeyi kabul etmek anlamına gelir. Çeklerde ise vade olmaz. TTK. nun 707. maddesinin çek görüldüğünde ödenir buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir. Keşide günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz edilen bir çek, ibraz günü ödenir şeklindeki hükmü çeklerde vade olamayacağını açıkça vurgulamaktadır.
İbraz gününden sonraki bir tarihi taşıyan ve gerçek keşide gününü göstermeyen tarihin, zaman aşımı süresinin tayininde esas alınması, TTK. nun 6. maddesinin, kanunda aksine hüküm olmadıkça ticari hükümler koyan kanunlarla tayin edilen müruruzaman müddetleri mukavele ile değiştirilemez emredici nitelikteki hükmüne de aykırılık teşkil eder.
Bir yandan çeki ibraz ederek alacağı istemek ve tahsil etmek hakkını kazanacaksınız yani alacak muaccel hale gelecek, sair yandan ise ibraz süresi ve zamanaşımını işletmeye başlamayacaksınız. Bu bir çelişkidir. Yasa, çelişkiyi himaye eder biçimde yorumlanamaz ve çeklerde vade kabul edilemez.
O halde, keşide tarihinin gerçeği yansıtmadığı ibraz suretiyle anlaşılan çeklerde, keşide tarihi, en geç ibraz günüdür. Bu tarihe TTK. nun 708. maddesinde ön görülen kanuni ibraz süresi eklenerek bu sürenin bitiminden sonra, aynı kanunun 726. maddesinde belirtilen 6 aylık sürenin geçmesi ile çekin zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.
Mercie intikal eden somut olayda takibe 11.01.2002 gününde başlandığına ve ibrazında 10.05.2001 olduğuna göre 10 günlük ibraz süresinin eklenmesi ile dahi 6 aylık zaman aşımı süresi geçmiştir.
Mercii kararının bu sebeple bozulması gerekirken, onanması biçiminde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy