(818 S. K. m. 388) (6762 S. K. m. 590) (2004 S. K. m. 16)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip dayanağı bonoda keşideci Mis Site Yöneticiliği olduğu görülmüştür. Muteriz S. Y. dayanak bonoda kefil (aval veren) konumunda gösterilmiştir. Kural olarak yönetici kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. Bu nedenle vekilin haklarına sahiptir. Bir davada veya takipte kimlerin taraf olacağı nasıl temsil edileceği ise HUMK. un, Avukatlık Kanunu'nun ve Borçlar Kanunu'nun vekalet akdine ilişkin hükümlerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu hükümlere uygun temsil yetkisi olmadıkça, yöneticiliğin 634 sayılı yasada sayılanlar dışında kat maliklerini temsil yetkisi olmadığından, apartman yöneticiliğinin aktif ve pasif dava ehliyeti yoktur.
Bu nedenle, bono keşidecisi site yöneticiliği hakkında takip yapılamayacağından, muteriz kefilin bu senetten dolayı sorumlu olamayacağı tartışmasızdır. Öte yandan takip dayanağı bononun düzenlendiği tarih itibariyle yöneticiye kat malikleri kurulu tarafından BK.nun 388 madde hükmü gereğince kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verildiği ispat edilmediği müddetçe bu bonodan yöneticiliğin sorumlu tutulması da söz konusu olamaz. TTK. nun 590 maddesi gereğince senedi imzalayan şahsen sorumlu olur. Hal böyle olunca, dayanak bonodaki keşideci hakkında takip yapma olanağı bulunmadığından, kefiller hakkında takip yapılmasına yasal imkan bulunmaması düşünülmeksizin mercice şikayetin kabulü gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428 maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy