(2004 S. K. m. 89) (6762 S. K. m. 42)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK. nun 89/7. maddesi gereğince hükmü şahsın veya müessesenin merkez veya şubelerine haciz ihbarnameleri çıkarılması mümkün olup, beyanda bulunma yükümlülüğü yalnız ihbarnameyi tebliğ eden şubeye aittir. Bu nedenle şikayetçi şirketin şubesine haciz ihbarnamesi çıkarılmasında usulsüzlük bulunmamaktadır.
Ancak sözü edilen şubenin TTK. nun 42/3, 4. maddelerinde öngörülen biçimde müstakil sermayesi, müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi olmadığı halde kendi başına ticari muamele yapan ve ayrıca bulunduğu yerin ticaret siciline tescil edilen nitelikte bir yer olması gerekir.
Mercice, anılan doğrultuda araştırma yapılıp haciz ihbarnamesinin gitti yerin yasal anlamda şube olup olmadığı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile ve yazılı gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy