(7201 S. K. m. 21, 28, 32, 51)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat Kanunun 32. maddesi ve Tebligat Tüzüğünün 51. maddesine göre muhatap her ne surette olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyesini alır veya bunların münderacatını öğrenirse tebliğe muttali olmuş sayılır
Somut olayda borçlunun tebliğ evrakının münderecatını öğrendiği kanıtlanmamış olup, eşinin huzurunda yapılan haciz sırasında tebliğ evrakının münderecatını öğrendiğinin kabulü anılan yasa hükümlerine aykırıdır.
Borçluya çıkartılan ödeme emri tebligatı Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş olup, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca ilgililerin imzalarını taşıyan tutanakla muhatabın adreste bulunmama nedenleri tespit edilmediğinden bu tebligat usulsüzdür. Mercice, Tebligat Kanunun 32/2. maddesi gereğince borçlu beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabulü ile borçlunun esasla ilgili itirazlarının incelenmesi gerekirken itirazın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy