(2004 S. K. m. 16)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İcra takibine konu edilen Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/970 esas 2002/422 karar sayılı alacak ilamındaki vekalet ücretidir. Kural olarak takip dayanağı ilamda faizinin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren faiz istenebilir. Ancak hükmün infazı için kesinleşmesi gereken hallerde ise, ilamda yer alan eklentilerde ilamın kesinleştiği tarihte istenebilir hale geleceğinden faizinde kesinleşme tarihinden itibaren hesaplaması gerekir. Somut olayda, ilamın alacakla ilgili olması nedeniyle, kesinleşmeden takibe konulabileceğinden eklentilerde aynı şekilde takip konusu yapılabilir. Bu durumda takip konusu ilamdan doğan vekalet ücreti alacağına hüküm tarihinden itibaren faiz istenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından Mercice bu konudaki şikayetin reddi yerine yazılı şekilde takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca borçlu vekilinin faize faiz istendiği konusundaki şikayeti hakkında bir karar verilmemesi isabetsiz ise de, borçlu temyizi bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. nun 366. ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy