(2004 S. K. m. 111, 269, 366) (1086 S. K. m. 428) (818 S. K. m. 101)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçluya ödeme emri 4.5.2001 tarihinde tebliğ edilmiş olup 30 günlük temerrüt süresi dolmadan Alacaklı vekili ve borçlu asil, icra Müdürlüğüne birlikte, 28.5.2001 tarihinde başvurarak talep edilen kira alacağının 25.6.2001, 25.7.2001, 25.8.2001, tarihlerine yüzer milyon; 25.9.2001 tarihinde ise kalanın tamamı olmak üzere 4 taksitte ödenmesini kabul etmişlerdir. Bu durumda alacaklı taraf, kira parasının (30) günlük sürede ödenmesi iradesinden vazgeçmiş olacağından borçlunun temerrüdünden söz edilemez. Merciice alacaklının tahliye talebinin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Üye H. Karakış'ın Karşı Oy Yazısı:
İİK. 269/a maddesi borçlu itiraz etmez ise, ihtar müddeti içinde de kira borcunu ödemezse, alacaklının talebi üzerine tetkik merciince tahliye kararı verilir amir hükmünü getirmektedir. İİK 269/d. Maddesinde ise kıyasen uygulanacak maddeler belirlenmiş ancak 111 maddeye açıkça bir gönderme yapmamıştır. İİK 111. maddesi borçlunun, alacaklının satış talebinden önce borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt etmesi ve ilk taksiti de derhal vermesi halinde icra muamelesinin duracağını hükme bağlamıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrası ise her taksidin borcun dörtte bir miktarından aşağı olmaması, aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şartını düzenlemiştir. İİK 111. maddesinin amacı borçlunun borcunu taksit sözleşmesi nedeniyle rahat bir şekilde ödenmesini sağlamaktan ibarettir. Yoksa yasada belirlenen temerrüt süresini uzatmak veya temerrüde ilişkin hakkın kullanılmasından feragat amacı güdülmemiştir.
Somut olayda alacaklı 1.5.2001 tarihinde tahliye istemli başlattığı takip de toplam 347.222.666 TL için borçluya örnek 51. ödeme emrini 4.5.2001 tarihinde tebliğ olunmuş ve Borçlu yasal 30 günlük temerrüt süresi dolmadan 28.5.2001 tarihinde icra Müdürlüğün de borca ve takibe bir itirazı olmadığını belirterek, dosya borcu ve faizlerini 4 taksitle(25.6.2001- 25.7.2001-25.8.2001 25.9.2001) ödeyeceğini taahhüt etmiştir. Ve ilk taksidi bu tarihide ödemiştir. Taahhüdün hukuki ve cezai sorumluluğunu bildiğini de açıklamıştır. Alacaklı vekilince de bu taahhüt 28.5.2001 de kabul olunmuştur. Niteliği itibarı ile bu taahhüt borcun kabulü ile zaman dilimi içinde daha rahat ödenmesini sağlamak suretiyle haciz ve satışı önlemeye yönelik olup borçlunun temerrüdünü engellemeyeceği gibi İİK 269/a maddesi koşullarında alacaklının merciden tahliye istemesini de önleyemez. Başka bir anlatımla borcun tamamı Yasal sürede ödenmediğinden alacaklının taahhüdü kabulü borçluya her bir taksit için ayrı bir süre verilmesi gibi İİK 269/a maddesi ile bağdaşmayan ve kabulü mümkün olmayan bir sonuca götürür. Açıklanan nedenlerle merciin tahliyeye ilişkin kararın onanması gerekeceği düşüncesiyle çoğunluğun bozma görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy