(7201 S. K. m. 21, 32) (1086 S. K. m. 76)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mercie verilen şikayet dilekçesinde, Eylül ayına kadar kapalı olan iş yeri adresinde borçlu adına yapılan tebligatın usulüne uygun bulunmadığı açıklanmıştır. HUMK. nun 76. maddesi gereğince olayın hukuki tavsifi hakime aittir. Dilekçede gecikmiş itirazdan söz edilmesi talebin hukuki niteliğini etkilemez. İncelenen tebligat parçasında tebliğ işlemini 7201 sayılı kanunun 21. maddesine göre yapıldığı görülmüş, ancak; Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uygulanmadığı için usulüne uygun olmadığı tespit edilmiştir. Muhatabın adreste bulunmama nedeni tespit edilmeden ve tevziat saatlerinden sonra adrese döndüğü belirlenmeden 21. maddeye göre tebligat yapılamaz. Dosyada konulu olan 12.9.2001 tarihli muhtarlık yazısı da yukarıda açıklanan hususları doğrulamaktadır. Aynı kanunun 32 maddesi gereğince, borçlu, öğrenme tarihine göre süresinde icra dairesine itiraz ettiğine ve mercie başvurusu da şikayet müddeti içinde olduğuna göre tebliğ tarihinin 10.9.2001 olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy