(4721 S. K. m. 16)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu Mehmet A.'ın takip tarihinde l8 yaşını ikmal etmediği temyiz dilekçesi ekindeki kayıtlardan anlaşılmaktadır. Takip ehliyeti bulunmayan borçluya karşı yapılan icra takibinde adı geçenin, kanuni temsilcisi veya onun atayacağı vekili tarafından temsil edilmesi zorunlu olup, kamu düzeni ile ilgili bu husus yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Tahliye istemli takip, mümeyyiz küçük hakkında takip yapılabilecek kişiye sıkı sıkıya bağlı işlemlerden olmadığı gibi M.K.nun 396, 405/7, 283 ve 398 maddelerinde öngörülen istisnalardan da değildir. O halde mercice öncelikle itirazın kaldırılması isteminin bu nedenle reddi yerine kabulü isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; 30 günlük temerrüt süresi dolmadan açılan dava sebebi ile tahliyeye karar verilmesi, birden fazla kiracı bulunan hallerde tahliye isteminin bölünemeyen niteliği gözetilmeden bu istemin kabulü de yasaya aykırıdır.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),28.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy