(2004 S. K. m. 33)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takibe dayanak yapılan Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 15.03.2001 tarih 2001/1400 esas - 2480 Karar sayılı kararında alacağın 02.09.1998 tarihinden itibaren devlet bankalarının DM ile açılmış 1 yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranı ile tahsili hükmüne yer verilmiş, alacaklı bu tarihi başlangıç olarak ve ilama uygun şekilde kademeli faiz talep etmiştir. Bu durumda borçlunun şikayeti haksız olup, esastan reddi gerekirken, borcun ödenmediğinden ve alacaklının takipten feragat ettiğinden bahisle red kararı verilmesi doğru görülmemiş fakat sonuçta istek red olunduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, somut olayda uygulanması gereken İİK. nun 33. maddesinde ilamlı takibe itiraz halinde inkar tazminatı öngörülmediğinden borçlu aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını icap ettirmediğinden kararın düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Konya İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin 07.02.2002 gün 2001/1435 esas 2002/543 karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 1 no'lu bendinde yer alan asıl alacağın %40 oranındaki inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine sözcüklerinin karar metninden çıkarılmasına, merci kararının düzeltilen bu şekliyle İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, mercii kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına mahal olmadığına, 04.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy