(2004 S. K. m. 40/1)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının bozulmasını mutazammın 15.2.2002 tarih ve 1945/3350 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Merci kararları kesin hüküm niteliğinde değil ise de, kesinleşen bir mercii kararı aynı konudaki diğer bir Merci kararına takip hukuku açısından karşı kesin hüküm sonucunu doğurur. İcra Müdürlüğünce 19.12.2000, tarihinde dayanak ilamın Yargıtay ilgili dairesince bozulması takibi bozma içeriği nazara alındığında takibi engeller biçimde olmadığına karar verilmiş, bu karar şikayet konusu yapılmış şikayetin reddine ilişkin Merci kararı Dairemizden onanarak kesinleşmiştir. Bu durum karşısında, Dairemizce İİK. nun 40/1. madde gereği takibin durdurulacağına dair bozma kararı somut olaya uygun olmadığından alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verildikten sonra 5.6.2001 tarihli Merci kararının yapılan temyiz incelemesinde;
20.2.2001 tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığı gibi takipte talep edilmeyen 10.000.000.000.-TL. nin faizinin istenemeyeceği tartışmasız olup, Mercice şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan Merci kararının bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.2.2002 tarih ve 1945/3350 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy