(2004 S. K. m. 16, 42) (HGK. 28.2.2001 T. 2001/12-206 E. 2001/217 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 9.10.2001 tarih ve 2001/10124 esas 2001/13560 karar sayılı ilamı ile karar sadece tazminat yönünden bozulmuş, tarafların boşanması ile ilgili hüküm bölümü hakkındaki temyiz itirazları ise reddedilerek bu yönden kesinleşmiştir. Bozmaya uyulmasından sonra maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kararın kesinleşmeden takip konusu yapıldığı görülmektedir. Kural olarak boşanma ilamı ile birlikte hükmedilen tazminatın boşanma kararının eklentisi olması nedeniyle kesinleşmeden takibe konu edilmesi mümkün değildir. Ancak, somut olayın özelliğine göre takibe konu ilamın boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm altına alınması karşısında onun infazı için kesinleşmesi gerekli değildir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 28.2.2001 tarih ve 2001/12-206 esas 2001/217 karar)
Bu nedenle şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy