(2004 S. K. m. 68)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı merci kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Genel haciz yolu ile yapılan takibe dayanak senette, takip alacaklısı kefil konumunda olup, senet lehdarına ödediğini iddia ettiği senet bedelinin yarısını keşideci borçludan talep etmiştir. Borçlu itirazında borcu kabil etmemiştir. Alacaklının dayandığı belge takip alacaklısı yönünden İİK. 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığından rücu hakkının kapsamı yargılamayı gerektirdiğinden mercice alacaklının talebinin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy