(2004 S. K. m. 168/5, 170) (4721 S. K. m. 169/2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının onanmasını mutazammın 07.10.2002 tarih, 17689/20051 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlattığı takipte takip dayanağı 18.500.000.000 TL.'lik çek'te takip borçlularından Canip Yüce keşideci, diğer borçlu Nilgün Karatoprak lehtar-ciranta olup, Nilgün'ün cirosuyla takip yapan alacaklıya çekteki hakkın geçtiği görülmüştür. Muteriz borçlu Nilgün'ün mercice başvurusu 28.11.2000 tarihli protokol nedeni ile kocanın borcuna kefil olduğundan bahisle MK. 169/2 maddesi koşullarında Sulh Hakiminin izni alınmadığından icra müdürlüğüne dayanak çekin geçersizliği nedeni ile yapılan başvurunun reddine yönelik memur kararının iptalini içermektedir. Bu başvuru, Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere kamu düzenine ilişkin olup, süreye tabi değildir. Ancak, takip dayanağı çekin teminat niteliğinde protokole ilişkin olarak verildiği yönündeki şikayet İİK. nun 168/5 maddesi gereğince süreye tabidir. Kaldı ki, borçlunun mercie başvurusunda yasal 5 günlük süre geçirildiği gibi, takip dayanağı çekin teminat olduğuna ilişkin de açıkça bir itiraz yoktur.
Hal böyle olunca; Mercii kararları kesin hüküm teşkil etmez iseler de; bir mercii kararından daha önce kesinleşen diğer merci kararı, sonraki karara göre kesin hükmün neticelerini doğurur. Bu nedenledir ki, 21.11.2000 tarihli mercii kararından borçlunun başvurusu üzerine tartışılan ve reddedilen MK. nun 169/2 maddesi nedeni ile yapılan başvuru 30.5.2002 tarihli mercii kararına kesin hüküm teşkil eder. Bu durum karşısında yasal 5 günlük süre içinde dayanak çekin teminat olduğu ileri sürülmesine rağmen merciice vaki başvurunun reddi ile yetinmek gerekir iken, kendiliğinden takibin iptaline karar vermesi doğru olmadığından mercii kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 7.10.2002 tarih 2002/17689-20051 karar sayılı Dairemiz onama kararının kaldırılarak, merci kararının yukarıda açıklanan nedenlerle karar düzeltme aşamasında yeniden İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy