(2004 S. K. m. 66)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu hakkında daha önce alacaklı tarafından genel haciz yolu ile Bursa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2002/6269 takip sayılı dosyasında yapılan takipte borçlunun bu dosyaya vermiş olduğu 16.7.2002 tarihli itiraz dilekçesinde aynen, ... Yukarıda dosya numarası yazılı ödeme emrini aldım süresi içinde itiraz ediyorum. Söz konusu borcu kabul etmiyorum. Alacaklı Naim, benim ortağımın babasıdır. Söz konusu borç da şirketin vergi borcuna karşılık olarak benim şirkete aktarmam gereken paydır. Bu paya karşılık olarak alacaklı taraf benden 18.000.000.000.-TL.'lık ve 30.12.2002 vadeli bir adet bono almıştır. şeklinde beyanı mevcuttur. Görülüyor ki, takip konusu edilen bononun vadesinin, borçlunun itiraz dilekçesinde öne sürdüğü 31.1.2002 tarihi değil kendisinin yukarıda belirtilen 2. İcra Müdürlüğündeki dosyada açıkladığı 30.12.2002 tarihidir. Bu nedenlerle tanzim tarihinin 2001 yılı olarak borçlu tarafından iddia edilmesi bononun geçerlilik vasfını etkilemez. Ayrıca borçlu daha önceki takipte 18.000.000.000.-TL.'lık senet verdiğini kabul etmiş, bu takip nedeniyle de Merciye verdiği itiraz dilekçesinde de borcun varlığına karşı çıkmamıştır. Tüm bu nedenlerle itirazın reddi yerine kabulüne karar verilip, takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy