(818 S. K. m.449, 450)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: Takip dayanağı çeki imzalayan Kemal'in, borçlu Fatma adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya, çek tanzim ve imzaya yetkili vekili olduğu dosyada konulu 14.2.2002 tarih ve 1151 yevmiye sayılı vekaletname içeriği ile sabittir. Çekin borçlu adına (vekaleten) ibaresi konulmadan borçlunun isminin altına ve vekili tarafınılan imzalandığı ihtilaflı değildir.
Borçlu ,adına çek düzenlemeyi de içeren vekaletnameye dayanarak vekil Kemal borçluyu ticari işlerinde ve bankalarda temsil etmektedir. Bu itibarla vekaletname kapsamından çeki imza edenin borçlunun ticari mümessili olduğu kabul edilmelidir. Borçlar Kanunu'nun 449. maddesine göre ticari mümessil, bir ticarethane veya fabrika veya ticari şekilde işletilen diğer bir müessese sahibi tarafından işlerini idare ve müessesenin imzasını kullanarak bilvekale imza vazetmek üzere sarih veya zımni kendisine mezuniyet verilen kimsedir. Aynı kanunun 450/1. maddesinde de ticari mümessilin, hüsnüniyet sahibi 3. şahıslara karşı, müessese sahibi hesabına kambiyo taahhüdünde bulunmak ve onun namına müessesenin gayesine dahil olan bilumum tasarrufları yapmak selahiyetine haiz sayıldığı belirtilmiştir. Yasada ticari mümessilin iyi niyetli 3. kişilere karşı kambiyo taahhütlerinde bulunacağından söz edilmesinin nedeni, ticari senetlerin niteliklerinden doğmaktadır. Ticari senetlerin ticari işletme ile olan ilgisi iyi niyetli 3. kişilerce kolaylıkla anlaşılamayacağından ticari mümessilin imzaladığı senetlerin iyi niyetli 3. kişiler bakımından işletmeyi bağlayacağı öngörülmüştür.
Hukuk Genel Kurulu'nun 30.1.1980 tarih ve 1979/1692 esas, 1980/170 sayılı kararında benimsenen yukarıdaki ilkeler ışığında ve ayrıca anılan kararda da vurgulandığı üzere takip dayanağı çekin vekil tarafından imzalanması sebebiyle borçlunun sorumlu olduğu gözetilerek itirazın reddi yerine kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 1.7.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy