(1086 S. K. m. 409/5)
Dava : Yukarıda tarih ve numarası yazın mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karardır. Zira Mercii bu kararla davadan elini çekmiştir. Hükmün temyizi mümkün ise de, zamanaşımı süresinin başlaması için kararın temyiz edilmeksizin veya temyiz aşaması sonucu kesinleşmesi gerekmez. H.U.M.K.'nun 409/5. maddesinde öngörülen sürenin bitiminde kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilip kaydın kapatılması gerekmektedir. Mercii kararı bu durumu tespitten ibarettir. Buna göre, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık sürenin sonunda kendiliğinden dava açılmamış sayılacağı için verilen kararın tebliğ edilmediği gerekçesiyle zamanaşımının oluşmadığı ileri sürülemez. ( H.G.K. 18.9.1996 tarihi ve 1996/19-461-607 sayılı karar ).
O halde, Merciice istemin kabulü yerine reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 7.7.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy