(2004 S. K. m. 66, 261, 264)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşüldü:
İİK.nun 261/l. maddesi gereğince alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. Somut olayda alacaklı 10.5.2002 tarihinde aldığı ihtiyati haciz kararının infazını 17.5.2002 tarihinde icra dairesinden talep etmekle yukarıda açıklanan yasa hükmü gereğini yerine getirmiştir.
Ayrıca borçlunun hakkındaki genel haciz yoluyla başlatılan takibe itirazı alacaklıya tebliğ edilmediği için, İİK.nun 264/2 nci maddesi gereğince ihtiyati haciz, İİK.nun 264/4 üncü maddesine göre hükümsüz kalmamıştır. Bu durumda borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi ve takibin İİK.nun 66 ncı maddesi gereğince durmuş olması, ihtiyati haciz kararının infazını engellemez. Nitekim aynı konuda mercice verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek Dairemizin 18.3.2003 tarih ve 2003/2567-5663 sayılı kararıyla onandığı ve şikayet konusu hakkında kesin hüküm oluştuğu da görülmektedir. O halde, Mercice şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428 inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy