(1475 S. K. m. 13, 14) (3095 S. K. m. 1, 2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının onanmasını mutazammın 25/11/2002 tarih ve 23268-24927 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının takibine dayanarak yaptığı iş mahkemesi ilamında, ilamda belirtilen kıdem tazminatı alacağına, fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Borçlu tarafça takipte istenen faiz oranına karşı çıkılmıştır.
Öncelikle belirtelim ki, Dairemizin süregelen içtihatlarında da vurgulandığı üzere, fesih tarihinden takip tarihine kadar, birer senelik devreler halinde, devre tarihlerinin başlangıcında birer yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizinin tespiti gereklidir. Ancak, Dairemizin oluşturulan yeni içtihadı doğrultusunda bu hususta yapılması gereken incelemenin aşağıda açıklanacak kurallar doğrultusunda olması zorunlu görülmüştür. Zira Merkez Bankasınca bildirilen (dosya içinde mevcut 30.09.2002 tarihli yazıdan da anlaşıldığı üzere) en yüksek mevduat faiz oranlarının fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi olmayıp, uygulanabilecek tavan oranı gösterdiği görülmekle bu bilgi, somut olayı Yasanın amaçladığı biçimde çözümlemeye yeterli görülmemiştir.
Merciice; yukarıda açıklandığı gibi fesih tarihinden itibaren takip tarihine kadar birer yıllık devreler halinde kamu bankalarından takip konusu alacak belirtilerek, bir yıllık mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı sorulup, bu bankalardan gelecek cevaba göre takipte istenebilecek faiz oranı ve dolayısıyla faiz miktarı tespit edildikten sonra oluşacak duruma göre bir karar vermek gerekirken, Merciice, Merkez Bankasından gelen ve fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı değil, uygulanabilecek en yüksek faiz oranı (tavan) üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda verilen rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olup, eksik incelemeye dayalı Mercii kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemiz 25/11/2002 tarih, 2002/23268-24927 sayılı onama kararının kaldırılarak, 18/07/2002 tarihli Mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K, 366 ve H.U.M.K. birer yıllık devreler halinde kamu bankalarından takip konusu alacak belirtilerek, bir yıllık mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı sorulup, bu bankalardan gelecek cevaba göre takipte istenebilecek faiz oranı ve dolayısıyla faiz miktarı tespit edildikten sonra oluşacak duruma göre bir karar vermek gerekirken, Merciice, Merkez Bankasından gelen ve fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı değil, uygulanabilecek en yüksek faiz oranı (tavan) üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda verilen rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olup, eksik incelemeye dayalı Mercii kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemiz 25/11/2002 tarih, 2002/23268-24927 sayılı onama kararının kaldırılarak, 18/07/2002 tarihli Mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K, 366 ve H.U.M.K. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy