(2004 S. K. m. 169)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe itiraz edilmesinden sonra, Ankara 17. İcra Hakimliği'nin 2.4.2003 tarih ve 2003/98-215 sayılı kararı ile borçlunun itirazının reddedildiği ve % 40 icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulduğu görülmektedir. Alacaklının bu ilamda yeralan tazminatın tahsili için sürdürdüğü takip sırasında borçluya ait taşınmazlara haciz konulması yönündeki isteği ise 29.4.2003 tarihli kararla icra müdürlüğünce reddedilmiş ve bu işlemin şikayet konusu yapıldığı anlaşılmıştır.
İ.İ.K.'nun 169/a-6.maddesi gereğince "... Borçlu menfi tespit ve istirdat davası açarsa ... hükmolunan tazminatın tahsisi dava sonuna kadar tehir olunur ..." somut olayda borçlu, menfi tespit davası açtığına göre, borçlu hakkında haciz uygulanması mümkün bulunmamaktadır. O halde, şikayetin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy