(2004 S. K. m. 65) (1086 S. K. m. 76) (7201 S. K. m. 21, 32) (Tebligat Tüzüğü m. 28) (YHGK. 18.04.2001 T. 2001/6-386 E. 2001/389 K.) (YHGK. 05.06.1991 T. 1991/12-258 E. 1991/344 K.) (YHGK. 27.06.2001 T. 2001/12-543 E. 2001/560 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK'nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde Tetkik Merciine bildirilmesi gerekir.
Borçlu Halil Çırıkoğlu'na ödeme emri 7201 sayılı kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği halde, muhatabın adreste bulunmama nedenleri Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi uyarınca ilgililerin imzalarını taşıyan tutanakla tespit edilmediğinden sözü edilen tebligat usulsüzdür. (Hukuk Genel Kurulu'nun 18.04.2001 tarih 2001/6-386 esas 2001/389 karar sayılı kararı) Mercice, borçlunun usulsüz tebliği öğrendiği tarih olarak kabul edilen ve borçlu vekilince karşı çıkılmayan 28.02.2003 tarihinden sonra 06.03.2003 tarihinde mercie yapılan başvuru yasal 7 günlük sürededir.
Borçlu vekilinin mercie verdiği dilekçede gecikmiş itiraz deyimini kullanması, HUMK' nun 76. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile 7201 sayılı yasanın 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayetidir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.2001 tarih ve 1991/12-258 esas 1991/344 karar sayılı kararı)
7201 sayılı yasanın 32. maddesi gereğince muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarihten itibaren takibin şekline göre icra dairesine itiraz etmemiş olması, tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde mal beyanında bulunma tarihi ve takip kesinleşmeden haciz konulamayacağı cihetle uygulanan hacizlerin kaldırılacağı sonucunu doğuracağından borçlunun şikayette hukuki yararının bulunması nedeniyle, mercii nezdinde yapılan tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez. (Hukuk Genel Kurulu'nun 27.06.2001 tarih ve 2001/12-543 esas 2001/560 karar sayılı kararı)
O halde, mercice tebligatın usulsüzlüğüne yönelik şikayetin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun usulsüz tebligatı öğrendiği tarih olarak kabul edilen ve borçlu vekilince karşı çıkılmayan 28.02.2003 tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle istemin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve HUMK.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy