(6762 S. K. m. 614, 642, 661) (818 S. K. m. 104)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 15.3.2001 vadeli, 15 sıra no'lu senet T.T.K.'nun 688/6. maddesinde belirtilen tanzim yeri unsurunu taşımadığından bono vasfında değildir. Öte yandan 16. sıra no'lu 15.4.2001 vade tarihli senette de T.T.K.'nun 615. maddesine aykırı olarak iki vade bulunduğundan, Merciice bu senetlere ilişkin takibin iptali yerinde ise de; incelenen diğer takip konusu senetlerde lehdarın cirosuyla senetlerin takip yapan alacaklıya geçtiği görülmüştür. Keşidecinin takip edilebilmesi için, T.T.K.'nun 642. maddesi, gereğince senedin protesto edilmesine gerek yoktur. Ayrıca, T.T.K.'nun 661. maddesi gereğince hamilin keşideciye müracaat hakkı 3 yıl geçmekle düşeceğinden Merciin bu süreyi somut olayda 1 yıl olarak değerlendirmesi de doğru değildir. Hal böyle olunca; Merciice yapılacak iş, takipte istenen faiz oranına ve B.K.'nun 104/son maddesine aykırı olarak takipte faize faiz istendiği şeklindeki borçlu itirazlarının yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre, yukarıda açıklanan iki senet dışında kalan bonolarla ilgili takibin devamına karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy