(7201 S. K. m.32)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminde haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez. Ancak, şikayetçinin ödeme emrinden haberdar olduğu yazılı bir belge ile, örneğin hakkında açılan bir başka dava nedeniyle kanıtlandığı takdirde öğrenme tarihi olarak adı geçenin beyanına itibar edilemez. Alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre borçlunun İcra Ceza Mahkemesinin 2001/193 ve 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1617 esas sayılı dosyalarıyla takipten daha önce haberdar olduğu iddia edilmiştir. Bu durumda merciice duruşma açılarak sözü edilen dosyalar celp edilmeli ve borçlunun takipten haberdar olduğu tarih belirlenip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy