(6762 S. K. m. 662, 726, 730) (2004 S. K. m. 257)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İhtiyati haciz kararı bir icra işlemi olmadığından ve TTK'nun 730. maddesi göndermesiyle uygulanması gerektiği aynı kanunun 662. maddesinde yazılı zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmadığından zamanaşımını kesmez. (HGK'nun 22.06.1966 tarih ic. 805 K- 475 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Kaldı ki alındığı iddia edilen ihtiyati haciz kararının uygulandığı da kanıtlanmış değildir. Somut olayda 12.09.2002 tarihinde takip yapılmış olup, 25.03.2003 tarihine kadar TTK'nun 726. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresi dolmuştur. Merciice zamanaşımı itirazının kabulüyle, icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, ihtiyati haciz kararının zamanaşımını kestiğinden bahisle, borçlu şikayetinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy